Ukrayna

‘Putin’in Avrupa’ya saldıracağı efsanesi Batı’nın işine geliyor’

ABD’li yazar Ted Snider, The American Conservative için kaleme aldığı makalesinde, Zelenskiy ve Batılı müttefiklerinin Putin’in (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) saldırgan planları hakkındaki iddialarının spekülasyona dayandığını vurgularken, Batı’nın bu efsanelerden faydalanarak Ukrayna’daki çatışmanın devamını haklı çıkarmak adına bunları kullandığının altını çizdi.

ABD’nin NATO Büyükelçisi Julianne Smith 2 Nisan’da yaptığı açıklamada, NATO ülkelerinin “Ukrayna’nın Rusya’yı topraklarından çıkarmasına ve bu kışkırtılmamış saldırganlığa son vermesine yardım etmeleri gerektiğini” söylerken, “Çünkü bunu başaramazlarsa, Rusya’nın kendisini devam etmek zorunda hissedeceğinden endişe ediyoruz” diye eklemişti.

Smith, Ukrayna’nın Rusya’nın Avrupa’yı fethetmesini engelleyen bir cephe olduğu konusunda uyarıda bulunan ilk kişi değil” diyen Snider, ABD Başkanı Joe Biden’ın 6 Aralık’ta Kongre’de yaptığı konuşmada, ‘Putin Ukrayna’yı alırsa orada durmayacak, devam edecek’ diye söylediğini, ülkenin Savunma Bakanı Lloyd Austin’in de ‘Putin Ukrayna’da durmayacak‘ uyarısında bulunarak bu tezi desteklediğini belirtti.

Snider, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın ise Putin’in ‘Sovyet imparatorluğunu yeniden kurmak istediğini açıkça ortaya koyduğunu’ iddia ederken, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in ise ‘Putin Ukrayna’da kazanırsa, saldırganlığının burada son bulmayacağına dair gerçek bir risk var’ diye konuştuğunu hatırlattı.

Amaç silah göndermeye devam etmek

Bununla birlikte Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in, Batı ülkelerine gerçekleştirdiği her ziyarette ‘Putin’in ordusunun Avrupa’ya gelebileceği’ konusunda ısrar ettiğine dikkat çeken ABD’li yazar, Zelenskiy’in bir konuşmasında, ‘Şu anda önce biz, sonra Kazakistan, sonra Baltık ülkeleri, sonra Polonya, sonra Almanya. En azından Almanya’nın yarısı. Eğer Ukrayna savaşı kaybederse diğer ülkeler saldırıya uğrayacak. Bu bir gerçek‘ ifadesini kullandığını paylaştı.

Batılı siyasetçilerin, Putin’in NATO veya Avrupa ülkelerine saldırmayı planladığına dair efsaneler ürettiğine değinen Snider, yazısında şu ifadelere yer verdi:

Biden yönetimiyle birlikte Zelenskiy’in bu uyarılarının kamuoyunu ve ABD Kongresi’ni Ukrayna’ya para ve silah göndermeye devam etmeye ikna etmek için taşıdığı değer bir yana, Putin’in hırslarının Ukrayna ile sınırlı olmadığı, gözünü Avrupa’ya diktiği yönündeki ısrar ise iki tarihi efsaneye dayanıyor. Bunlardan ilki, otokratların doğaları gereği fetih ve imparatorluklarını genişletme arzusunda olduğu tezidir ki bu bahaneyi kullanan ABD’nin NATO Büyükelçisi, Putin ile ilgili bir değerlendirmesinde, ‘Tarihte de birçok kez gördük ki bir diktatör ya da otoriter bir lider durdurulmazsa yoluna devam ediyor’ ifadesine yer vermiştir.Ancak tarih bunların hiçbirini doğrulamıyor.

Ne yazık ki bu aksiyom tarih tarafından doğrulanmıyor” diye ekleyen Snider, ABD’nin bunu çağdaş dostlarından bazılarına uygulamadığını, Washington’un Suudi Arabistan ya da Mısır’ın otokratik yöneticilerinin Ortadoğu ya da Afrika’yı fethetmeye kararlı olduklarını düşünmediğini belirtti.

Snider, tarihsel kayıtların Putin’in yirmi yılı aşkın iktidarı boyunca ‘daha ileriye giderek Batı’ya saldırmayı planlamadığını’ gösterdiğini anımsatırken, 2008’de Gürcistan’da ve Ukrayna’da olduğu gibi, Rusya’nın askeri eylemlerinin belirli hedeflerle spesifik ve sınırlı görevleri yerine getirdiklerinin altını çizdi.

Almanya ve Polonya olmak üzere Batılı liderlerin dile getirdiği ikinci efsanenin ise Putin’in bu niyetlerden bahsettiği iddiası olduğuna değinen ABD’li yazar, Putin’in Avrupa’ya saldıracağı efsanesini yayan Batılı liderlerin, Putin’in kendi konuşmasında sarf ettiği ‘Sovyetler Birliği’nin çöküşünden pişmanlık duymayanın kalbi yoktur’ sözlerine atıfta bulunduğunu, ancak açıklamasının ikinci kısmı olan ‘kim pişmanlık duyuyorsa, onun da aklı yoktur’ ifadelerini dikkate almadığını eklerken, yazısını şu şekilde sonlandırdı:

Batı’daki liderler tarafından alıntıların kullanımındaki bu seçiciliği başka bir örnekte de görmek mümkün. Putin bir keresinde şöyle demişti: ‘Sovyetler Birliği’nin çöküşünün en büyük jeopolitik felaket olduğunu kabul etmeliyiz. Bu sözler Putin’in Sovyetler Birliği’ne duyduğu nostaljinin ve SSCB’yi yeniden kurma arzusunun kanıtı olarak gösteriliyor. Ancak bu alıntı bağlamından koparılmış olup, Putin’in felaketle Sovyetler Birliği’nin ortadan kalkmasını değil, esas olarak çöküşünden sonra ortaya çıkan ekonomik zorlukları kastettiğini açıkça göstermektedir. İnsanların birikimlerinin bir anda değer kaybettiğinden ve oligarkların ‘yalnızca ticari çıkarlarına hizmet ettiğinden’ yakınan Putin, bu konuşmasında yoksulluğun boyutlarını hatırlatıyordu

adalarajans.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu